~ h i d @ y e t ~ ~ h i d @ y e t ~
" Müslüman müslümanın kardeşidir. "
~ h i d @ y e t ~
SSSSSS  AramaArama  KayıtKayıt  ProfilProfil  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Özel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapınÖzel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapın  GirişGiriş 

Pendname - Feridüddin-i Attar (k.s.)
Sayfaya git Önceki  1, 2
 
Başlığa cevap gönder    ~ h i d @ y e t ~ Forum Ana Sayfa -> İMAMLAR, VELİLER ve ÂLİMLER
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
Râbia
Moderatör
Moderatör


Kayıt: 09 Hzr 2006
Mesajlar: 412

MesajTarih: Sal Oca 23, 2007 5:02 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

DÖRT TEHLİKELİ ŞEY

Kardeşim;
Tehlikelidir dört şey.
Sakın bunlardan el verdikçe.
Yakın olmak sultana;
Dostluk etmek kötülerle;
Rağbet etmek dünyaya;
Düşüp kalkmak kadınlarla.
Yakıcı ateştir sultana yakınlık.
Helake götürür insanı kötülerle ülfet.
Görsen de dıştan süslü püslü,
yılan zehri vardır dünyanın işinde.
Güzel görünür dıştan, hem de iyi,
Tehlikeye düşer can onun zehriyle.
Öldürücüdür bu süslü yılanın zehri.
Akıllıdır ondan uzak duran.
Bakma kırmızıya, sarıya çocuklar misali.
Aldanma renge, kokuya kadınlar misali.
Süslü geline benzer
dünya denilen kocakarı.
İki günde bir başka koca ister.
Talihlidir ikisine sırtını dönen,
boşayan bu kocakarıyı.
Gülümser kocasının yanında.
Ardından diş yarasıyla onu helak eder.
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Yazar Mesaj
Râbia
Moderatör
Moderatör


Kayıt: 09 Hzr 2006
Mesajlar: 412

MesajTarih: Çrş Oca 24, 2007 2:58 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

İYİ TALİHLİ OLMANIN ALAMETİDİR DÖRT ŞEY

Alameti oldu dört şey iyi talihliliğin.
Azizdir bunlara sahip olan.
İlk delilidir temiz yaratılış.
Layık değil taca, tahta bu hasleti olmayan.
Doğru olur iyi talihlilerin düşüncesi.
Azapta kalır kötü olan düşüncesi.
Kim düşünürse emin olduğunu
Allah azabından,
Değildir mümin,
hâzâ kâfir!
Beş günden fazla dünya ömrü.
Gafildir kim düşünmezse ileriyi.
Terketmek dünya zevklerini,
Sarılmak gerek gönül sahiplerinin eteğine.
Olma nefsânî zevkler peşinde.
Olma fâni âlemi seven biri.
Yok yararı dünya meşakkati çekmenin;
Bulacak seni ölüm eninde sonunda.
Çıktı mı can bedeninden,
kemiklerin toprak olacak.
Çaren yok can vermekten başka.
Yol kesen haydut nefsinden başka.
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Yazar Mesaj
Râbia
Moderatör
Moderatör


Kayıt: 09 Hzr 2006
Mesajlar: 412

MesajTarih: Cmt Oca 27, 2007 10:45 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

ÂFİYET SEBEPLERİ

Azizim;
arıyorsan âfiyet sebeplerini,
bulabilirsin dört şeyde:
Evde bolluk, emniyet;
Sonra sağlık, feragat.
Olursa nimetle emniyetin,
alametidir bu afiyetin.
Rahat olursa gönlün,
olursun sağlıklı.
Bekleme artık dünyadan hiçbir şey.
Oğlum;
getirme nefsinin dileğini elverdikçe;
düşme aman nefis tuzağına.
Al ayağının altına nefsinin arzusunu.
Ver ağzının payını kötü nefsin.
Götürür seni kuyu başına
atmak için nefis ile Şeytan.
Ez nefsin başını,
hor gör daima.
Uzak tut pislikten geldikçe elinden.
Kim doyurmaya çalışırsa kötü nefsi,
cesaret verir günah işlemede ona.
Tut boğazını her türlü zevkten;
ki düşme belaya, girme günaha.
Doyurma karnını tıka basa ekmek ile, su ile.
Ahır yapma hayvan gibi kendine.
Değilsen oruçlu, az ye gündüz.
Yeme çok;
değilsin dört ayaklı hayvan.
Ey uykuda olan gece gündüz!
Bir lamba yak mezarın için.
Uyuyup yemek hayvanlara mahsus yalnız.
Yok farkı uyuyanların hayvandan.
Oğlum;
kalk;
çok uyuyacaksın ilerde.
Varsa haberin kendinden,
çok söyleme,
kalk.
Hatadır bu alçak dünyaya gönül bağlamak.
Revadır ondan kendini uzak tutmak.
Niçin bağlarsın aşağılık dünyaya gönül?
Çünkü yok onda ebedî kalmak.
Ey fakîr!
süsleme fazla dışını;
dolunay gibi kalsın için aydınlık.
Talip olma her güzel yüze.
Bulunma atlas ile ipek arzusunda.
Vazgeç isteklerden, kul ol Allah’a.
Giy eski elbise, hem de yırtık.
At omuzuna yün hırkayı.
İç muratsızlık şerbetini.
Ey üstüne yünlü giyinen!
Arıt önce göğsünü kibirden.
Almak istersen nasibini ahiretten,
git,
çıkart
seni övündüren giysileri üstünden.
Ol gösterişsiz,
arama huzur.
Terket rahatı;
rahatlık arama.
Taşıma üstünde iyi giysi.
Dile,
olmasın
yatacağın bir yatak.
Yün ve kilim içinde ol sûfî gibi.
Sıfatlan Allah sıfatlarıyla.
Yol erine hasır halı olur.
Kerpiç sonunda ona yastık olur.
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Yazar Mesaj
Râbia
Moderatör
Moderatör


Kayıt: 09 Hzr 2006
Mesajlar: 412

MesajTarih: Pzr Oca 28, 2007 8:32 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

DERVİŞLİK VE DERVİŞLERİ SEVMEK

Beraberse aklın bilgiyle,
derviş ol;
otur dervişlerle.
Oturup kalkma dervişten başkasıyla.
Arkalarından konuşma elinden geldikçe.
Anahtarıdır Cennetin dervişleri sevmek.
Layıktır lanete onlara düşman olan.
Cübbeden ibarettir derviş giysisi.
Değildir heves ve gösteriş için.
Almadıkça yol eri nefsini ayak altına,
nasıl yol bulacak Allah dergahına?
Kim bilmezse canının kıymetini,
sultan olur nefsin hilafına.
Değildir yol eri köşk, bağ, bahçe hevesinde.
Eksik olmaz yüreğinde dert hem de yara.
Diksen de gökyüzüne kadar bina,
gireceksin sonunda toprağın altına.
Olsan da güçlü, şevketli Rüstem gibi,
Yerin olacak mezarda Behram gibi.
Keyhusrev gibi payidar olsan da,
Gireceksin mağaraya sonunda.
Oğlum;
gafil olma ahiretten.
Mutlu olma bu dünyanın malından, mülkünden.
Sabret dünyanın belalarına;
şükret nimet vakti Allah’a.

_________________

Only registred user can see link on this forum!
Registred or Login on forum!

Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Yazar Mesaj
Râbia
Moderatör
Moderatör


Kayıt: 09 Hzr 2006
Mesajlar: 412

MesajTarih: Sal Oca 30, 2007 7:09 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

TALİHSİZLİK

Dört şey talihsizlik eseri:
Cahillik;
Tembellik;
Sertlik.
Kimsesizlikle dört oldu.
Bütün bunlar talihsizliğin alameti oldu.
Kim bağlanırsa ibaret bağına,
kuşkusuz uğrar hüsrana.
Ayak altına alan kendi nefsini,
verir nefsiyle mücadelesini.
Dünyada uyuyup yemekle ömür geçiren kişi,
mahkum olur kıyamette yanmaya.
Yüz çevir murat ve arzudan.
Yönel Allah’ın dergahına.
Mutluluk çeker mutsuzluğu.
İyi ad bırakmaya çalışır yol eri.
Biricik evladım;
biliyorsan Hakk’ın emrini, yasağını,
gitme kirli nefsinin peşinden.
Kim terkederse murada ermeyi,
aksine yaşar ebedî.
Kulak ver Hakk’ın Kur’ân’deki emrine, yasağına.
Uyanık ol;
değil sevinç yeri dünya.

_________________

Only registred user can see link on this forum!
Registred or Login on forum!

Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Yazar Mesaj
Râbia
Moderatör
Moderatör


Kayıt: 09 Hzr 2006
Mesajlar: 412

MesajTarih: Cmt Şub 17, 2007 12:36 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

RİYAZET

Oğlum;
istersen başının yücelerde olmasını,
kapa yüzüne rahatlık kapısını.
Kim kaparsa rahatlık kapısını,
açar mutlak cennet kapısını.
Oğlum;
Var mıdır daha gümrah
dünyada Hak’tan başkasını anan?
Kardeşim;
Terket şanı, şerefi, mevkiyi.
Yap kendini Hakk katına layık biri.
Zelîl olur mevkini düşkünü.
Kardeşim;
yaklaştır bu dergaha kendini.
Makam, şan, şeref alçaklığa çeker seni.
Kuşkusuz canı tatlılığa çeker seni.
Emin olur gönül Allah’ı anmakla.
Yapamaz nefs-i emmâre hiçbir şey sana.
Yaslanan kimse yaradanına,
yetinir dünyada bir lokmayla.
Yetin azığınla;
tut her gün oruç.
Yoksa rızığın,
dile Allah’tan.

_________________

Only registred user can see link on this forum!
Registred or Login on forum!

Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Yazar Mesaj
Râbia
Moderatör
Moderatör


Kayıt: 09 Hzr 2006
Mesajlar: 412

MesajTarih: Cmt Şub 17, 2007 12:36 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

NEFİSLE SAVAŞ

Nefis öldürülemez dört şey dışında.
Ey aziz;
söylediklerimi tut aklında.
Susma hançeri,
açlık kılıcı,
yalnızlık kargısı,
uykuyu terk.
Kimde olmazsa bu dört silah;
bulmaz nefsi asla felah.
Anmadan durursa Allah’ı gönlün;
melun şeytan olur senin dostun.
Dünya ehlinden olanlara
lazımdır dev gibi yağlı ve tatlı lokma.
Kim düşkün olursa gümüşe, altına,
Eş olur ahiretteki akibeti zavallılığa.
Kim ki ahiret için çalışır,
Allah tarafından şeref sahibi kılınır.
Verirler dünya malını toprak düşkününe,
Verirler ahiret malını sakınana.
Kardeşim;
Şeytandır düşmanın.
Uyarsan ona,
vurulur boynuna ateşli zincir.
Dünyaya meyleden talihsiz kişi
nasıl alır ahiret aleminden nasibini?
Oğlum;
Meşgul ol Allah’ı anmakla.
Gulyabani gibi uzak dur mahlukattan.

_________________

Only registred user can see link on this forum!
Registred or Login on forum!

Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Yazar Mesaj
Râbia
Moderatör
Moderatör


Kayıt: 09 Hzr 2006
Mesajlar: 412

MesajTarih: Cmt Şub 17, 2007 12:38 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

FAKİRLİKTE SABIR

Oğlum;
bilir misin, nedir fakirlik?
Söyleyim sana,
yoksa haberin.
Cübbenin altında yoksul durur gerçi,
ama zengin gösterir halka kendini.
Açtır;
tokluktan dem vurur.
Davranabilir mi düşmanına dost?
Olsa da cılız, zayıf ve perişan,
Kalmaz ibadet vakti rakibinden geri.
Belli etme fakirliğini başkasına.
Çekme bugünün sıkıntısını yarın.
Üzülme;
sana can veren yarın
nihayet bir ekmek de verir.
Ne zamana dek dane taşıyacaksın karınca gibi?
Mertsen,
yoksulluğu mertçe çek.
Olursa başarın Allah’a tevekkülle,
verir senin rızkını da Allah
kuşlara verdiği gibi.
Şükreder fakir insan Allah'a,
verse de rızık diye kuru ekmek kenarı.
Zenginin önünde eğilme tak gibi,
olma nifak ehliyle bir.
Çekmez şöhret sevdası yol eri halkın gözünde;
utanmaz;
cübbe giymekten sıkılmaz.
Kimde varsa iyi isim yapma sevdası,
Sayma onu has.
Avamdır onun dünyası.
Kurtulursa gönlün ziynet hevesinden,
nasıl olursun binit ve eyer hevesinde?
Kim sarılırsa hırsla dünyaya,kuşkusuz olmaz Allah ondan razı.
Bir devekuşu say bu nefsi;
ne yük taşır,
ne uçar.
Kanat aç, uç dersin;
deveyim, der.
Yük yüklersin;
kuşum der.
Çekicidir rengi zehirli ot gibi.
Acıdır tadı ama,
kokusu nahoş.
Çağırsan ibadete,
gösterir gevşeklik.
Günah işlemek için harekete geçer.
En iyisi, nefsi hapsetmek;
ne buyurursa, aksini yapmak.
Çare yok boyun eğdirmek için
aç, susuz bırakmaktan başka.
Deve gibi yola gel,
yük taşı.
İbadet yükünü Cebbar Allah’a taşı.
Nasıl kaçtıysa yükünden devekuşu,
o da döktü hayat bahçesinin yaprağını.
Canla başla taşıman gerek bu kapının yükünü.
Yoksa köpek gibi çıkartırsın dilini.
Kim isyan ederse bu yüklere,
dolar ambarları lanetle.
Kabul etmişsin emanet yükünü.
Taşı bunu o zaman, olma melul.
Daha ilk günden gevezelik etmişsin.
Gevezeliğini cehaletten etmişsin.
Oğlum;
Kıpırdan,
olma tembel.
Madem dedin “belâ, evet”,
gevşek kalma.
Kim olursa ibadetinde tembel,eline geçen olacak gümrahlık
ve yardımsız kalmak.
İbadet vakti rüzgar gibi ol.
Her dünya işinden kurtul, fariğ ol.
Yolun uzak,
yükün çok ağır.
Çalış,
başkalarından geri kalma.
Yol korkunç,
haydutlar pusuda.
Bir rehber al yanına,
kalma yolda.
Yolda yükü ağır olanın
her an gözünden kan akar.
Leşin var,
hafiflet yükünü.
Görürsün yoksa yolda
yükün ağırlaştığını.
Nedir yükün?
Alçak dünyanın leşi,
yolunda kendini zebun ettiğin.
Uyunacak yer olsa da bu yol senin için,
rahmeti yok
ne canına,
ne tenine.

_________________

Only registred user can see link on this forum!
Registred or Login on forum!

Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Önceki mesajları göster:   
Başlığa cevap gönder    ~ h i d @ y e t ~ Forum Ana Sayfa -> İMAMLAR, VELİLER ve ÂLİMLER Tüm zamanlar GMT
Sayfaya git Önceki  1, 2
2. sayfa (Toplam 2 sayfa)

 
Geçiş Yap:  
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız



Powered by phpBB © 2001, 2002 phpBB Group
Türkçe Çeviri: phpBB Turkey & Erdem Çorapçıoğlu
Arthur Theme

Abuse - Report Abuse
Powered by forumup.com forum gratis free, create open your free forum!
Created by Raulken of Hyarbor S.r.l.
TOS & Privacy.

Page generation time: 0.033