--------------------------------------------------------------------------------
Büyük Cihad-Küçük Cihad
Cihad-I asgar (küçük cihad), sadece cephelerde eda edilen bir cihad $ekli degildir. Bu $ekilde bir anlayI$, cihad ufkunu daraltmak olur. CihadIn yelpazesi, $arktan garba kadar geni$tir. Bazan bir kelime, bazan bir susma, bazan sadece yüzünü ek$itme, bazan bir tebessüm, bazan bir meclisten ayrIlma, bazan da bir meclise girme, kIsacasI, yaptIgI her i$i Allah için yapma ve bu yolda sevgi ve öfkeyi O’nun rIzasIna göre ayarlama, bütünüyle Islâmî cihadIn $ümulüne girer. Bu $ekilde hayatIn her sahasInda, cemiyetin her kesiminde, toplumu Islah adIna sürdürülen bütün gayretler bu cihad cümlesindendir. Aile, yakIn ve uzak akraba, kom$u ve belde, derken daire daire bütün dünya sathInda yapIlan her cihad, cihad-I asgardIr.
Cihad-I asgar, bir mânâda maddîdir. Manevî cepheyi te$kil eden büyük cihad (cihad-I ekber) ise, insanIn iç âlemiyle nefsiyle olan cihadIdIr ki, bunlarIn ikisi birden ifa edildigi zaman istenen denge tesis edilmi$ olur. Aksine bunlardan birisi eksIk oldugu zaman cihad esprisindeki muvazene bozulur.
Mümin, bu muvazene içerisinde yapacagI cihadla dirligini ve diriligini bulan insandIr. Ve o, cihadI bIraktIgI anda ölecegini bilir. Evet, mümin agaç gibidir; meyve verdigi sürece canlIlIgInI korur; meyve vermedigi zaman da kurur gider.
Ne kadar bedbin ve karamsar insan varsa hepsini tedkik edin, onlarIn cihadI terketmi$ olduklarInI görürsünüz. Bunlar, Hakk ve hakikatI ba$kalarIna anlatmadIklarI için, Allah da füyuzatlarInI kesmi$; dolayIsIyla da bunlar içleri itibariyle kaskatI ve kapkaranlIk kalmI$lardIr. Halbuki cihad edenler her zaman a$k u $evk içindedirler, içleri apaydIn, duygularI dupduru, birleri bin etme pe$indedirler. Evet, her cihad, onlarda yeni bir cihad dü$üncesi uyarIr ve böylece salih bir daire te$ekkül eder. Her hayIr, ba$ka ve yeni bir hayra vesile olur; onlar da hayIrlar içinde yüzer giderler.
“Amma, bizim ugrumuzda cihad edenleri elbette kendi yollarImIza eri$tirecegiz. Hiç $üphe yok ki Allah, iyi davrananlarla beraberdir” (Ankebût, 29/69) ayeti gönüllerimize bu hakikati duyurmaktadIr.
M. FETHULLAH GÜLEN