Gavs-ül Azam, El-Bazül Esheb, Kutb-ur Rabbani, Sultan-ül Evliya, Kadiri Tarikatinin kurucusu, piri olan hazreti Pir Abdülkadir Geylani (k.s) Efendimiz H. 470, M.1075 tarihinde Hazer denizinin güneyinde olan Geylan kasabasinin Nayf köyünde dünyaya tesrif etmislerdir.
Muhterem babalari hz.imam-i Hasan (r.a) Efendimize ve muhterem anneleri hz. imam-i Hüseyin (r.a) Efendimize ulasan nesepleri itibariyle Rasulullah (s.a.v9 Efendimizin mübarek soyuna dayanir.Abdülkadir Geylani hz.daha dogmadan, ileride büyük bir zat olacagina dair alametler, isaretler görülmüstü.Mübarek babasina rüyasinda Peygamber efendimiz (s.a.v) ;“Ey Ebu Salih! Allahü Teala bu gece sana kamil, olgun ve derecesi yüksek bir erkek evlat ihsan etti. O benim oglum ve sevdigimdir.
Evliya arasinda derecesi yüksek olacak.“ Buyurdu. Kücük yasinda tahsil icin Bagdat’a gitmistir. Ve orada abdülhayr Müslim-i Debbas hz,ile bulusarak feyz almislardir. Daha sonra basta Seyh Ebu Said-i Mahzumi ve o zamanlarin ünlü Hak dostlari ve ulemalari ile bulusarak ilim, irfan, kemal sahibi olan hz. Pirin nurlu hayatini yalniz islam kayanklari degil, yabanci müellifler de büyük bir hayret ve hayranlikla takip etmislerdir.
Hicri 567 (miladi 1166) tarihinde 91 yasinda Bagdatta ebedi aleme intikal buyuran ve mübarek türbeleri hala ziyaret akinina ugrayan Abdülkadir Geylani hazretlerinin sayilamayacak kadar cok harikulade halleri ve menkibeleri ibret ve hikmet dolu sözleri ve ögütleri vardir. Kurdugu tarikat bütün islam ülkelerine yayilmis ve milyonlarca insan bu feyiz ocaklarinda onun ruhaniyetinden feyz almistir. Onun icin ;“ask ile dogdu, kemal ile yasadi ve kemal-i ask ile Rabbine kavustu diyenler elbette isabet buyurmuslardir.“
Abdülkadir Geylani hazretlerini bu kadar kisa bir hal tercümesi icinde anlatmaga ve anlamaya imkan ve ihtimal yoktur.Onu en güzel tarif edenlerden birisi olan Yunus Emre Pir Abdülkadir Geylani hazretleri icin su misralari yazmistir: Seyyah olup su alemi ararsan,Abdülkadir gibi Sultan bulunmazCeddi Muhammeddir eger sorarsanAbdülkadir gibi Sultan bulunmaz. Asik Yunus ceker yüce gayreti,Üstümüzde hazir ola himmetiOglum demis Ona Rasul hazretiAbdülkadir gibi Sultan bulunmaz.
Hak yeri yaratip gögü düzeli,Hos nazar eylemis ona ezeliEvliyalar ser cesmesi mana güzeli,Abdülkadir gibi Sultan bulunmaz. Bunun icin Abdülkadir-i Geylani (k.s) : Bütün günesler batti ve gitti,Bizim günesimiz batmayacak ebedi…Sözü ile dogmus olan bu essiz günesin kiyamete kadar parlayacak etrafina isik sacarak, huzuru mahserde de sefaatcimiz olacagi bildirilmistir. Dogdugu senenin Ramazini Serif ayinin sonunda havalar bulutlu gecmisti.
Bunun icin Ramazanin cikip cikmadiginda tereddüt edildi. Halk annesine cocugun süt emip emmedigini sordular, emmedigini ögrenince Ramazani serifin henüz cikmadigini anlayip oruca devam ettiler. Baslangicim söyleydi: Dilerde söylenirdi,Besikteyken oructum,bunu herkes bilirdi.
Bir sohbet toplantisinda Abdülkadiri Geylani hazretleri disari cikmisti. O disarida iken Seyh Hammad Debbas hz.“ Su genci görüyormusunuz? Bir zaman gelecek ayagi bütün velilerin boynunda olacak, her veli ona itaat edecek“ diye buyurdu. Abdülkadir Geylani hz,nin kadin müridlerinden biri dagda iken ihtiyac icin magaraya girdiginde, daha önce ona asik olan bir ahlaksiz da ardindan magaraya girdi. Kadina yanasip ,onun namusuna leke sürmek niyetindeyken, kadin kacti fakat saklanacak yer bulamadi.Gavsul Azamm’in ismini zikrederek,“Yardim et ya Gavsul Azam! Ey insanlarin ve cinlerin Gavsi, yetis ey seyyid Abdülkadir Geylani“ deyip feryad etti. O anda Gavsul Azam medresede abdest aliyordu, ayagindaki nalinlari cikarip magara yönüne savurdu. O kötü adam arzusuna kavusamadan nalinlar basina vurmaya basladi.
Adam ölene kadar o nalinlar basina vurdular. Kadinda mübarek nalinlari alip, hazreti Gavsa getirdi, basindan gecenleri anlatti . Oradakiler atilan nalinlarin hikmetini anlayip, Gavsul Azamin büyüklügünü bir kez daha müsahede ettiler. Abdülkadir Geylani hazretleri müridlerinin, talebelerinin tevbesiz vefat etmemeleri icin dua etti.“Allahim ! Ceddim , habibin Muhammed (s.a.v) ve kullarindan takvaya erenlerin hatiri icin, hicbir müridimin ruhunu tevbesiz alma“ diye yalvarmistir. iyi müridlerin hali malum, ya kötü müridlerin hali ne olacak? Diye sorduklarinda;“iyi olanlar kendilerini bize adamislerdir. Kötülere gelince bizde kendimizi onlari kurtarmak icin adadik!.“ Onu gören tesiri altinda kalir, mübarek biri oldugunu hisseder, kalbi kati ise yumusardi.
Cuma günleri camiye giderken , halk onu görmek icin sokaklara dökülürdü. Abdülkadir Gaylani hazretlerinin tasavvuftaki yoluna kadiri tarikati denir. Tarikatin hususiyeti, dinin emir ve yasaklarina uymak, devamli zikir, Allahü Tealayi anmak, gönlü Allah (c.c) tan baskasina meyl etmemek. Abdülkadir Gaylani hazretleri tasavvuf bilgilerini herkesin anlayacagi sekilde sundu.Peygamber Efendimizin bereketiyle sözleri gayet tatli ve tesirli idi.
KADiRi TARiKATININ ESASLARI
1- Himmeti yüce olmak,
2- Haramdan sakinmak,
3- Hizmeti güzel yapmak,
4- Azimetten ayrilmamak,ruhsati birakmak,
5- Nimete saygili olmak. Himmeti yüce olanin dereceside yüce olur.
Haramdan sakinani Allah (c.c) kötülüklerden korur.Hizmeti güzel olan ehli kerametten olur.Ruhsati birakip,azimetlere devam eden daima hidayet üzerindedir.Nimete saygili olan,sükrünü eda etmis olur. Dine uygun olmayan bir seye müsade etmezdi.
Geylani hazretlerinin sohbetleri ile hasta gönüller sifa bulur, kati kalpler yumusardi. Insanlarin manevi hastaliklarini tek tek bildirir, onlari tedavi ederdi. “Bugünden kiyamete kadar arkadaslarimdan her hangi bir kimsenin her hangi bir müridimin ve mühibbimin biniti kayarsa onun elinden (Allahin izniyle) tutan benim. Ey kisi ! Atima eyer vurmus, mizragim dikilmis, kilicimi kinindan cekmis ve okumu germis olarak,haberin olmadan seni korurum.” Geylani hazretleri bu sözüyle sünnetten derledigi Kadiri prensip ve kaideleri kasd ediyor.
Müridine eger bunlari tatbik edersen seriatim CADDE-i KÜBRA’sindan ayrilmamani saglayan bu prendipler haberin olmadigihalde seni korurlar. Imansiz gitmeni, ebedi saadeti elden kacirmamani temin ederler. Evet Abdülkadir Geylani ve benzeri Allah dostlari sactiklari ilim, irfan ve biraktiklari feyzi yezdan sayesinde kiyamete kadar ümmeti Muhammedin bir gurubunun imanini korurlar, Allah’in izniyle muhafaza ederler.Allah (c.c) onlardan olmayip, kiliflarina bürünenlerden bizi ve ümmeti Muhammedi muhafaza buyursun.AMIN.