Peki siz gözyaşının terkîbinde nelerin olduğunu biliyor musunuz? Ağlama
işi nin hangi hastalıklara şifa hangi dertlere deva olduğunun farkında
mısınız?
Gözyaşının renk körlüğü ne iyi geldiğini bilir misiniz? Hani herşeyi siyah
ve beyaz gören, arada kalan bütün renkleri yok sayan, görmeyen, grînin,
yeşilin, mavinin, eflatunun ve diğerlerinin farkında olmayan renk körü
gözleriniz var ya, işte onlara iyi geldiğinin farkında mısınız?
Gözyaşının gözdeki perdelere iyi geldiğini bilir misiniz? Hani o herşeyi
flû gören, bir türlü net göremeyen, görmek istemeyen, al ve yeşil lens
li gözleriniz var ya, işte onlardaki bir türlü görmek istememe hastalığına
iyi geldiğini bilir misiniz? Göremediğiniz zaman bilemeyeceğinizin,
bilemediğiniz zaman ilgilenemeyeceğinizin, ilgilenemediğiniz zaman da ne
ocakların söndüğünün, ne yuvaların yıkıldığının farkındasınız değil mi?
Gözyaşının kulaklara faydalı olduğunu, duymama/duymak istememe hastalığına
iyi geldiğini bilir misiniz? Hani o bir türlü kimseyi duymayan, uzakları
geçtik yakınındaki âh ları ve feryâd-u figânları işitmeyen kulaklarınız var
ya, işte onlara en kaliteli işitme cihazı etkisi yaptığının farkında
mısınız?
Gözyaşının burnunuza faydası olduğunu bilir misiniz? Hani o iyi olan
şeylerin kokusunu bile unutan, akşamleyin komşusundaki pişen yada pişmeyen
çorbanın kokusu ile ilgilenmeyen, hep sunî kokulara alıştığı için gerçek
kokuları bir türlü alamayan, yahu gül ün kokusunu bile unutan burnunuz var
ya, işte ona da iyi geldiğinin farkında msınız?
Gözyaşının dilinize iyi geldiğini bilir misiniz? Hani o tatmış olduğu bütün
nîmetlerin asıl sahibini unutan, unuttuğu için şükretmeyen, hep yanlışın
sesini çıkaran, bir türlü doğru sesi çıkartmayı beceremeyen, şükrü unuttuğu
gibi zikri de unutan, malayâni şeylerle iştigâl eder hale gelen ve sahibine
yani size ölmüş kardeşinizin etini yediren dilinize iyi geldiğinin
farkında mısınız?
Gözyaşının ellere iyi geldiğini bilir misiniz? Hani o semaya açılmayı
unutan, "yetimin başını okşama" hasletini kaybeden, hep alan el olmaya
alışmış, bir türlü veren el olmayı beceremeyen/istemeyen, günahlarınızdan
dolayı nasırlaşan ve kullandığınız yan sanayi kremlerin bile "görünmeyen"
nasırlarızı örtemediği ellerinize iyi geldiğinin farkında mısınız?
Gözyaşının ayaklara iyi geldiğini bilir misiniz? Hani o ana-baba kapısını
çalmaya gitmeyen, mescidin yolunu unutan, bar ve pavyon gezmelerini "ezbere"
bilen, dost gezmelerine ve hasta ziyaretlerine çağıranlara bırakın bu
ayakları diyen ayaklarınıza iyi geldiğinin farkında mısınız?
Gözyaşının beyninize iyi geldiğini bilir misiniz? Hani o varoluş sebebi olan
ve sizi hayvandan ayıran düşünme melekesini kaybeden, dumûra uğrayan,
düşünemediği için işleyemeyen, işleyemediği için pas tutan ve sorgulama
yeteneğini kaybeden, o yüzdendir ki gelene ağam- gidene paşam diyen
beyninize iyi geldiğinin farkında mısınız?
Gözyaşının aşırı kilolara iyi geldiğini bilir misiniz? Hani o sizi yerinize
mıhlayan, hareket etme kabiliyetinizi unutturan, miskinleştiren,
tembelleştiren, yaşasın yemek yemek teraneleriyle daha da obez leşen,
ağladığınızda tüy gibi olup melekler katına yükselebileceğinizi bildiğinden
göz pınarlarınızı dahî kurutan kilolarınız var ya, işte onları eriteceğinin
farkında mısınız?
Gözyaşının damar sertliğine, migrene, hazımsızlığa ve özellikle çağın illeti
olan sitrese her nevî sosyolojik ve psikolojik ve fizyolojik hastalıklara
şifa olduğunun farkında mısınız?
Ve,
Gözyaşının kalbinize iyi geldiğinin farkında mısınız? Bütün kirli
çamaşırlarınızı temizleyen ve hatta onları beyaz ötesi hale getiren
temizlik maddelerinin temizleyemeyeceği kalbinizi temizleyen, sertleşmiş
kalbinizi en kaliteli yumuşatıcının dahî yapamayacağı şekilde yumuşatabilen
bir GÖZYAŞINA sahip olduğunuzun farkında mısınız?
O gözyaşının size bir insaf, bir vicdan, bir yürek, bir feraset ve
bir GÖNÜL olarak geri döneceğini biliyor musunuz?
SELAM VE DUA İLE...